100 milyonluk Türkiye zor « gazete35.net

6 Mayıs 2021 - 06:59

100 milyonluk Türkiye zor

Son Güncelleme :

16 Mart 2021 - 16:16

48 views
reklam
100 milyonluk Türkiye zor
reklam
ANKARA – METİN TÜRKYILMAZ
TÜİK’in 2018’deki nüfus projeksiyona göre, 2020 nüfus sayımı ana senaryodan saptı ve düşük senaryo ile benzerlik oluştu. Nüfus, Cumhuriyet’in 100. yılında  86,2 milyona, 2055’de 99,7 milyonla en yüksek seviyeye  çıkacak, ardından azalmaya başlayacak ve 94,15 milyona  inecek.

100 milyonluk Türkiye artık hayal

Nüfusta 10 yıl önce 2010 yılında binde 16 olan yıllık nüfus artış hızı, 2020’de 5,5’e indi.

TÜİK’in 2018’deki nüfus projeksiyona göre, 2020 nüfus sayımı ana senaryodan saptı ve düşük senaryo ile benzerlik oluştu

Bu senaryoya göre, nüfus, Cumhuriyet’in 100. yılında  86,2 milyona, 2055’de 99,7 milyonla en yüksek seviyeye  çıkacak, ardından azalmaya başlayacak ve 94,15 milyona inecek

Türkiye’de nüfus konusu kamuoyunda her zaman ilgiyle karşılanmış bir konu. Özellikle siyasiler sık sık ülke nüfusunun boyutundan, bunun büyük bir güç olduğundan bahseder ve 100 milyonluk Türkiye hayali kurarlar. Yalnız açıklanan son veriler, 100 milyon nüfuslu Türkiye’nin artık bir hayal olduğunu gösteriyor.

Çünkü, nüfusta 10 yıl önce 2010 yılında binde 16 olan yıllık nüfus artış hızı, 2020’de 5,5’e indi.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK),  2018’de yapılan nüfus projeksiyonuna göre, o tarihte ana senaryoya göre, 2018’de 81,9 milyon olan ülke nüfusu 2020’de 83,9 milyona, 2023’te 86,9 milyona çıkacak ve 2040 yılında ise 100 milyonu aşacaktı. Ana senaryoya göre, 2069’da 107,66 milyona kadar çıkacaktı. Türkiye nüfusunun 2070’den itibaren azalmaya başlayacağını ve 2080’de 107,1 milyona ineceğini öngörüyordu ana senaryo.

Yüksek senaryoya göre 2080’de 121,1 milyon olacaktı

Yüksek senaryo ise 2020’de 84,3, 2023’te 87,66 milyon nüfus projeksiyonuna yer veriyordu. Bu senaryoya göre, Türkiye nüfusu, 2036’da 100 milyonu aşacaktı. Nüfus, bu senaryoya göre hiç düşmeden 2080’de 121,1 milyona ulaşacaktı.

Tabii bunun böyle olmayacağı 2020 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) ile görüldü. Ana senaryo iki sene bile dayanamadı. 2020 yılında nüfusun 83,9 milyon olacağı öngörülmüştü ama nüfus 83,6 milyonda kaldı. Çünkü, 2008 yılında binde 13,2 iken 2010’da binde 16’ya çıkan, 2012’de binde 12,1’e inen, 2018’de binden 14,8’e çıkan, 2019’da bin 14 olan yıllık nüfus artış hızı, tüm tahminleri şaşırtarak 2020 yılında binde 5,5’e geriledi. Nüfus artış hızındaki bu kadar büyük düşüşün sebebi önümüzdeki aylarda açıklanacak göç, ölüm ve doğum istatistikleriyle netleşecek. Bu düşüşte koronavirüs (Covid-19) salgınının neden olduğu ölümlerin katkısı da belli olacak. Nitekim Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde 2020’nin Mart-Kasım döneminde önceki üç yılın aynı döneminin ortalamasından 450 bin fazla ölüm kayıtlara geçtiği açıklandı.

Düşük senaryoya göre nüfus en çok 99,7 milyon olacak sonra azalacak

Nüfus artış hızındaki bu keskin düşüş TÜİK’in, ana ve yüksek senaryolarını da boşa çıkarmış oldu. 83 milyon 614 binde kalan 2020 nüfusu, TÜİK’in düşük senaryosuna benzer bir büyüklük içeriyor. Ki bu nüfus, TÜİK’in 2020’de 83 milyon 529 bin kişilik nüfus öngören düşük senaryosunun hafif üzerinde olduğu görüldü.

Düşük senaryoya göre, 2020’de 83,5 milyon olan nüfus, Cumhuriyet’in 100. yılında 86,2 milyona, 2055’de 99,7 milyonla en yüksek seviyeye çıkacak, ardından azalmaya başlayacak ve 2080’de 94,15 milyona inecek.

Türkiye nüfusunun tarihsel geçmişi

Aslında Türkiye, tarihi boyunca kalabalık bir nüfus beslemiş. Özellikle 1000’li yıllarda Anadolu’nun refah içinde yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip olduğu, aynı tarihlerde tüm Avrupa kıtasının ise 40-50 milyonluk bir nüfus barındırdığına değinen araştırmalar bulunuyor.

Özellikle ekonomi tarihi ile ilgili araştırmaları bulunan Prof. Dr. Şevket Pamuk’un Sarkaç’ta 10 Mayıs 2017’de yazdığı “Türkiye Nüfusunun 2000 Yıllık Kısa Tarihi” adlı makalede, Prof. Dr. Pamuk, bugünkü Türkiye sınırları içinde kalan alanın nüfusunun 200 yıl öncesine kadar, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin büyük bir bölümünde salgın hastalıklar, savaşlar ve göçler nedeniyle dalgalanma gösterdiğine ama hiçbir zaman 10 milyonu aşmadığına dikkati çekiyor.

Prof. Dr. Pamuk, makalesinde, 540’lı yıllarda başlayan ve tüm Akdeniz bölgesine yayılan Justinyen Vebasının 8. yüzyıla kadar Türkiye’yi de etkisi altına aldığına, daha sonra 1340’larda Osmanlıların tarih sahnesine çıkmaya başladıkları dönemde, Karadeniz’in kuzeyinden gelerek tüm Orta Doğu ve Avrupa’yı etkisi altına ve Batılıların Kara Ölüm adını verdikleri veba salgınının da 1830’lı yıllara kadar Türkiye ve Doğu Akdeniz’i sık sık ziyaret ettiğini, 20. yüzyıl öncesinde nüfusun artmamasının en önemli nedenlerinden birinin de bebek ölümlerinin yüzde 30-40 dolaylarında seyretmesi olduğunu belirtiyor.

Ardından 19. yüzyılın ortalarından itibaren, vebanın kaybolması ve bir miktar iktisadi gelişme ile birlikte Türkiye’nin nüfusunun toparlanmaya başladığını, Kırım’dan, Kafkaslardan ve Balkanlardan Osmanlı Devleti’nden ayrılan bölgelerdeki Müslüman nüfusun Türkiye’ye göç etmeleriyle toplam nüfusun 1840-1914 arasında 6,5 milyon artışla 10 milyondan 16,5 milyona yükseldiği bilgisini veren Prof. Dr. Pamuk, makalesinde, Türkiye nüfusunun Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında büyük bir darbe aldığını ve yüzde 20 azaldığını vurguluyor.

Türkiye nüfusu 600 yılında 5 milyonmuş

Prof. Dr. Şevket Pamuk’un aktardıklarına göre, Milattan Sonra 600 yılında mevcut sınırlar dahilinde 5 milyon olan Türkiye, 1500 yılında 6 milyona çıkmış. Yani 900 yılda nüfus sadece 1 milyon artmış. Tabii bu dönem içinde 10 milyona kadar yaklaştığı dönemler de olmuş. Fakat, Türkiye’nin, dünya nüfusundaki payı yüzde 1 civarında seyretmiş. Alan olarak tüm dünya karasal alanının yüzde 0,5’ini kapladığı göz önüne alınırsa, Türkiye’deki nüfus yoğunluğu hemen her tarihte dünyadaki nüfus yoğunluğunun iki katı dolaylarında olmuş.

ADNKS verilerine göre yıl sonu nüfusları ve yıllık nüfus artış oranları binde olarak şöyle:

 

  ADNKS Yıllık
  Göre Nüfus
  Yıl Sonu Artışı
Yıl Nüfusu (Binde)
2007 70.586.256
2008 71.517.100 13,2
2009 72.561.312 14,6
2010 73.722.988 16,0
2011 74.724.269 13,6
2012 75.627.384 12,1
2013 76.667.864 13,8
2014 77.695.904 13,4
2015 78.741.053 13,5
2016 79.814.871 13,6
2017 80.810.525 12,5
2018 82.003.882 14,8
2019 83.154.997 14,0
2020 83.614.362 5,5
Kaynak: TÜİK Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)

Senaryolara göre nüfus, 2018-2080, Milyon Kişi

Yıl Ana senaryo Yüksek senaryo Düşük senaryo
2018 81,87 81,99 81,74
2019 82,89 83,13 82,64
2020 83,90 84,27 83,53
2021 84,91 85,41 84,41
2022 85,91 86,54 85,29
2023 86,91 87,66 86,15
2024 87,89 88,77 87,00
2025 88,84 89,86 87,83
2026 89,78 90,93 88,64
2027 90,70 91,99 89,43
2028 91,60 93,02 90,19
2029 92,48 94,03 90,93
2030 93,33 95,01 91,65
2031 94,15 95,98 92,34
2032 94,95 96,92 93,00
2033 95,72 97,83 93,63
2034 96,46 98,72 94,22
2035 97,18 99,59 94,78
2036 97,86 100,43 95,31
2037 98,52 101,25 95,81
2038 99,15 102,05 96,28
2039 99,75 102,82 96,72
2040 100,33 103,57 97,13
2041 100,88 104,30 97,50
2042 101,41 105,02 97,85
2043 101,91 105,71 98,16
2044 102,39 106,39 98,45
2045 102,84 107,05 98,70
2046 103,27 107,69 98,93
2047 103,68 108,32 99,12
2048 104,06 108,93 99,28
2049 104,42 109,53 99,42
2050 104,75 110,10 99,52
2051 105,06 110,67 99,60
2052 105,36 111,22 99,66
2053 105,64 111,76 99,70
2054 105,91 112,28 99,72
2055 106,15 112,79 99,72
2056 106,38 113,28 99,71
2057 106,58 113,75 99,67
2058 106,77 114,21 99,61
2059 106,94 114,65 99,53
2060 107,10 115,07 99,44
2061 107,23 115,48 99,32
2062 107,34 115,87 99,19
2063 107,44 116,24 99,03
2064 107,52 116,60 98,86
2065 107,58 116,94 98,66
2066 107,62 117,27 98,45
2067 107,65 117,58 98,23
2068 107,66 117,88 97,98
2069 107,66 118,18 97,73
2070 107,65 118,46 97,45
2071 107,63 118,74 97,17
2072 107,60 119,01 96,87
2073 107,56 119,27 96,56
2074 107,51 119,54 96,24
2075 107,45 119,80 95,91
2076 107,39 120,06 95,58
2077 107,33 120,32 95,23
2078 107,26 120,58 94,88
2079 107,18 120,84 94,52
2080 107,10 121,10 94,15
TÜİK, Nüfus Projeksiyonları, 2018-2080
Ana senaryo, nüfus projeksiyonlarında kullanılmış olan temel senaryodur. Yüksek senaryo, ana senaryodan daha yüksek doğurganlık ve uluslararası net göç varsayımlarına dayanmaktadır. Düşük senaryo ise ana senaryodan daha düşük doğurganlık ve uluslararası net gör varsayımlarına sahiptir.
reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam