İŞTE HAYAT HİKAYEM « gazete35.net

6 Mayıs 2021 - 07:47

İŞTE HAYAT HİKAYEM

Son Güncelleme :

23 Ekim 2020 - 20:09

444 views
reklam
İŞTE HAYAT HİKAYEM
reklam

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi müdürlüğü görevinde bulunurken 18 Mart 2010 tarihinde FETÖ kumpası ile gözaltına alındım. Ardından tutuklandım ve 4 yıl tutsak edildim. 5 Haziran 2013 tarihinde tahliye edildim. 2017 yılında tüm suçlamalardan beraat ettim. Haksız tutukluluk nedeni ile açtığım tazminat davasında İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafıma 150.000 TL tazminat verilmesini hükmetti. Davanın Yargıtay aşaması devam ediyor.

8 Ekim 2008 tarihinde bünyesinde yaklaşık 30 yıl görev yaptığım üniversite hastanemizin müdürü olarak görevlendirildim. Dönem itibari ile hastane mali zorluklar içerisindeydi. İcra ve haciz tehlikesi ile karşı karşıyaydık. Yeni bir ekiple planlama yaparak bir yıl gibi bir sürede hastaneyi kâr eder hale getirdik. 24 Ocak 2010 tarihinde bölgemizin en yüksek trajlı gazetesi olan (o dönemde) Yeniasır gazetesinde “Ege Üniversitesi Devrim Yaptı” başlıklı bir makale yayınlandı. Bu makalede rektör, başhekim ve hastane müdürü olarak şahsıma övgüler yazılmıştı. Kısa süre sonra iktidar partisinin il teşkilatından üç kişilik bir yönetici grubu ziyaretime geldi. Çok iyi işler yaptığımızı ve benim daha yüksek mevkilerde olmam gerektiğini ifade ederek sohbete başladılar.

Gelen heyet yaptığınız güzel işlerin yanında bir projeniz bizi çok rahatsız etti diyerek kamulaştırdığımız beslenme ve diyet hizmetlerinin tekrar taşeron marifetiyle yapılmasını talep ettiler. Hastane olarak kendi yemeğimiz yapmakla bir yılda üç milyon lira tasarruf sağlamıştık. Heyetin bu talebi karşısında şaşkınlık yaşamamak mümkün değildi. Kâr ettiğimiz bir projeden neden rahatsız olduklarını sordum, gelen arkadaşlar; biz aynı zamanda ege bölgesi yemek üreticileri derneği üyesiyiz, bu proje ile ciromuzu %10 azalttınız” diyerek projeden vazgeçmemizi talep ettiler. Talepleri kabul edilemezdi tabi ki. Kendilerini nazikçe uğurladıktan kısa bir süre sonra kirada oturduğum konutuma bildik şafak baskını yapıldı ve gözaltına alındım.

Kısa sürede neredeyse her ay bir proje gerçekleştirerek hastanemizi Türkiye’nin en iyi mali ve idari konuma taşıdık. Ülke kaynaklarımız yoğun bir şekilde sömüren görüntüleme cihazlarının (Tomografi, MR, Röntgen) bakım ve onarımını yapacak biyomedikal kürsüsünü kurduk. Bu sayede 13.000.000 TL kâr ettik. Yaptığımız bu hizmetler birlerini rahatsız etmiş olacak ki, akıl dışı, yaşamın olağan akışına aykırı FETÖ kumpas davası ile tasfiye edildim. Dava tamamen siyasaldır.

Ben de 30 yıllık kamusal birikimimi halkıma hizmet adına yaşadığım kente vermek için yerel örgütlerimize başvurdum. Yaklaşık yedi yıldır olumlu bir dönüş alamadım. Belediye başkanlarımızdan bırakın işi randevu bile alamadım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin parti üyesi ve mahalle delegesi olmama rağmen girişimlerimden sonuç alamıyorum. Bu şekilde üyesine dahi dokunmayan partimizin iktidar yolunda nasıl başarılı olacağını merak ediyorum. Sayın genel başkanımız liyakat diye ısrarla belirttiği halde örgütlerimizin bir kısmının bunu dikkate almadıklarını gözlemliyorum.

Buradan bir kez daha örgütümüze ve parti üst yönetimimize çağrıda bulunuyorum. FETÖ kumpasıyla kamudan tasfiye edilen Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve yurtsever kamu çalışanlarına sahip çıkılmasını talep ediyorum.

Nevzat KAYA

 

 

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam